Sanat tarihinde bazı dönemler vardır; yeni bir bakış açısı yalnızca estetik bir dönüşüm yaratmakla kalmaz, aynı zamanda görünmeyen hikâyelerin de görünür olmasını sağlar. Fotoğrafın icadının 200. yılını kutlayan 2026, tam da böyle bir dönüm noktasını hatırlatıyor. 19. yüzyılda Nicéphore Niépce’in ilk kalıcı fotoğrafı üretmesiyle başlayan görsel devrim, bugün hâlâ sanatın ve düşüncenin yönünü şekillendirmeye devam ediyor. Bu uzun miras içinde yeni kuşak sanatçılar, görüntünün sınırlarını yeniden tanımlarken farklı disiplinleri bir araya getiriyor. BMW ART MAKERS’ın 2026 edisyonunda seçilen sanatçı Lara Tabet ve küratör Yasmine Chemali da bu dönüşümün güçlü örnekleri arasında.
05.03.2026
BMW Art Makers 2026’nın kazananları sanatçı Lara Tabet ve küratör Yasmine Chemali oldu. Araştırma temelli bu sanatsal iş birliği, fotoğrafın Nicéphore Niépce tarafından icadının 200. yılını anarken, çağdaş görüntü üretimine yeni perspektifler sunmayı ve fotoğrafın günümüz sanat pratikleri üzerindeki süregelen etkisini yeniden düşünmeyi amaçlıyor. İkilinin, sanat, biyoloji ve çevre bilimini bir araya getiren “Le corps vitré” projesi, görüntünün yalnızca kaydedilen bir an değil; canlı sistemlerle birlikte üretilen bir süreç olabileceğini araştırıyor.
Sanatsal üretime alan açmak.
Sanata desteğin yenilik ve kültürel ifade için vazgeçilmez bir kaynak olduğuna güçlü biçimde inanan BMW Art Makers programı, çağdaş üretimin sınırlarını zorlayan iddialı ve yenilikçi projelerin hayata geçirilmesini teşvik ediyor. Hem sanatçıyı hem de küratörü destekleyen ödül, yalnızca finansal bir destek sunmakla kalmıyor; farklı yeteneklerin görünürlük kazanmasına katkıda bulunurken sanat, bilim ve toplum arasında güçlü bir diyalog kurulmasına da zemin hazırlıyor. Sanatçılara sunulan özgürlük ve kaynaklar sayesinde, dünyaya bakışı zenginleştiren ve gelecek kuşaklara ilham verebilecek yeni üretimlerin ortaya çıkması hedefleniyor. Her yıl açık çağrı sürecinde iletilen projeler, sanatçıların ele aldığı güncel eğilimleri ve temaları yansıtıyor.
2026 yılında sunulan, çevre, insan, canlılar, hafıza ve tarih gibi farklı temalara odaklanan iki yüz ondan fazla proje, katılımcıların ve üretimlerin geniş bir çeşitliliğe sahip olduğunu gösteriyor. Geleneksel fotoğraf tekniklerinden yapay zekâ ve artırılmış gerçeklik gibi çağdaş teknolojilere uzanan geniş bir üretim yelpazesini ortaya koyuyor.
“Le corps vitré”.
BMW Art Makers 2026’nın kazananı, sanatçı ve biyolog Lara Tabet ile sergi küratörü Yasmine Chemali’nin iş birliğinde yürütülen ve BMW Art Makers programı kapsamında geliştirilecek bir araştırma ve yaratım projesi: “Le corps vitré”. Sanat, biyomedikal bilimler ve ekolojinin kesişiminde konumlanan proje; canlılar, görüntüler ve çevre arasındaki ilişkileri bakteriyografi adı verilen deneysel bir yöntem aracılığıyla inceliyor. Lara Tabet, doğal alanlarla endüstriyel altyapıların kesiştiği su ortamlarından alınan mikrobiyolojik örnekleri kullanarak mikroorganizmalar ile ışığa duyarlı yüzeyler arasındaki doğrudan etkileşimden ortaya çıkan görüntüler üretiyor.
Bilimsel araştırma ile sanatsal üretimin kesiştiği bu yöntem, görüntüleri sanatçı ile canlı organizmaların birlikte ürettiği bir sonuç hâline getiriyor; zaman, ışık ve mikro ekosistemler formun aktif bileşenleri olarak sürece dahil oluyor. BMW Art Makers kapsamında hazırlanan sergide bu yaşam izleri, çağdaş vitraylara dönüştürülerek biyolojik olandan minerale, dijital aracılığıyla geçiş yapıyor ve görüntüler daha uzun ve kalıcı bir zaman ölçeğine yerleştiriliyor. Fotoğraf, cam ve ışığı bir araya getiren Le corps vitré, çoğu zaman görünmeyen ekosistemleri görünür kılma potansiyelini sorgularken, görüntülerin güncel çevresel meseleleri ele almak için nasıl bir araç olabileceğini araştırıyor.
Projenin yaratıcıları.
Sanat dünyasında kadınların giderek daha görünür hâle gelen üretimleri ve disiplinler arası başarıları, çağdaş sanatın yönünü belirleyen önemli güçlerden biri olarak öne çıkıyor. Benzer şekilde “Le corps vitre” de farklı disiplinlerden beslenen iki yaratıcı ismin uzun soluklu iş birliğinin sonucu olarak şekilleniyor. Marsilya’da yaşayan Lübnanlı tıbbi biyolog ve görsel sanatçı Lara Tabet, çalışmalarında yaşam bilimleri ile görsel sanatları bir araya getirerek bilimsel süreçleri yaratıcı üretimin bir parçasına dönüştürüyor. Deneysel fotoğraf, bio-art, video ve enstalasyon gibi farklı mecralarla çalışan sanatçı; biyoloji, teknoloji ve çevre arasındaki ilişkileri araştıran projeleriyle tanınıyor.
Projeye küratoryal perspektif kazandıran Yasmine Chemali ise sanat tarihi, müzecilik ve kültürel miras alanlarında École du Louvre ve EHESS’te eğitim almış bir küratör. On yılı aşkın süredir bu alanlarda çalışan Chemali, 19. ve 20. yüzyıl fotoğrafına odaklanan Fouad Debbas Koleksiyonu’nu yönetmenin yanı sıra 2020’den bu yana, çağdaş fotoğrafı sergiler, sanatçı rezidansları ve yayınlar aracılığıyla destekleyen Centre de la Photographie de Mougins’in direktörlüğünü yürütüyor. Azınlık anlatılarını görünür kılmayı ve görsel üretimi eleştirel bir düşünme alanı olarak ele almayı odağına alan küratoryal yaklaşımıyla Chemali, aynı zamanda bağımsız projeler geliştiriyor, uluslararası konferanslara katılıyor ve Beyrut’taki SARADAR özel koleksiyonunun yönetim kurulunda görev alıyor.
Görünmeyeni görünür kılan kadınlar.
Bilim ve sanat tarihi, çoğu zaman büyük keşifler ve güçlü anlatılarla hatırlanırken, kadın sanatçıların ve küratörlerin ortaya koyduğu projeler, çoğu zaman görünmeyen hikâyeleri görünür kılıyor. Laboratuvarlardan araştırma merkezlerine, sanat atölyelerinden sergi mekânlarına uzanan geniş bir alanda kadınların katkılarının hak ettikleri değere ve görünürlüğe kavuşuyor. Biyoloji, teknoloji, çevre bilimleri ya da görsel sanatlar gibi alanlar arasında kurulan bağlar; bilginin ve yaratıcılığın birlikte gelişebileceği yeni düşünme alanları açıyor. Bu üretimler, sanatın yalnızca estetik bir ifade olmadığını; araştırma, deney ve keşifle beslenen bir düşünce alanı olduğunu da kanıtlıyor. Lara Tabet ve Yasmine Chemali’nin birlikte geliştirdiği Le corps vitré projesi de bu yaklaşımın güçlü örneklerinden biri olarak öne çıkıyor. Biyoloji, görüntü üretimi ve çevresel düşünceyi bir araya getiren bu çalışma, sanatın araştırma, merak ve keşif ile kurduğu ilişkiyi yeniden hatırlatıyor.