Eylül geldiğinde İstanbul’un ritmi sanatla yeniden değişir. Yeni sergiler, uluslararası buluşmalar ve şehrin yaratıcı sahnesine eklenen üretimler sonbaharın kültür ajandasını belirler. Bu sezonun merkezinde ise 23 Eylül Ön İzleme ve 24–27 Eylül Genel Ziyaret tarihleri arasında Tersane İstanbul’da 21. kez gerçekleşecek Contemporary Istanbul var.
14.09.2026
Contemporary Istanbul, BMW’nin sanat ve tasarımla uzun yıllardır sürdürdüğü diyaloğun İstanbul’daki yeni buluşmasına ev sahipliği yapıyor. Haziran ayında Art Basel 2026’da dünya prömiyerini gerçekleştiren A.A.Murakami imzalı SYMBIOSIS, Basel’in ardından bu kez Contemporary Istanbul’da sanatseverlerle buluşacak. Yeni BMW 7 Serisi’ni merkeze alan, ileri mühendislik ardındaki yaratıcı yaklaşımı ve BMW dünyasıyla kesişen hikâyesini BMW Joy Blog’da inceliyoruz.
Teknolojinin Yeni Formu.
Tokyo ve Londra merkezli A.A.Murakami, sanatçı ikilisi Azusa Murakami ve Alexander Groves’un ortak pratiği. 2011 yılından bu yana birlikte üreten ikili; heykel, enstalasyon, sinema ve dijital sanatı bilim temelli araştırmalar, tasarım ve ileri mühendislikle buluşturuyor.
A.A.Murakami’nin pratiğinin merkezinde, ikilinin “Ephemeral Tech” olarak tanımladığı yaklaşım yer alıyor. Teknolojiyi yalnızca dijital arayüzler üzerinden ele almak yerine sis, baloncuklar, ışık ve diğer geçici fiziksel unsurlarla doğrudan ilişkiye sokan bu yaklaşım; kontrollü mühendislik sistemlerini doğal kuvvetlerin değişkenliğiyle aynı düzlemde buluşturuyor.
SYMBIOSIS de tam olarak bu düşünceden hareket ediyor. Teknolojinin başlattığı süreç; hava akımı, sıcaklık, yerçekimi ve rastlantı gibi fiziksel etkilerle birlikte şekilleniyor ve her an değişen bir deneyime dönüşüyor.
Azusa Murakami ve Alexander Groves, eserin ardındaki yaklaşımı şu sözlerle anlatıyor:
"Varoluşun kendisinin bir malzemeye dönüşebileceği fikriyle ilgileniyoruz. Üretim pratiğimizi Ephemeral Tech olarak tanımlıyoruz; ileri mühendisliği doğrudan fiziksel gerçekliğin kendisiyle çalışmak için kullanıyoruz. Bir baloncuk havaya bırakıldığı anda son formu yerçekimine, hava akımına, sıcaklığa, entropiye ve tesadüfe ait oluyor. Bizim için simbiyoz, tam olarak bu teslimiyet anlamına geliyor."
Sezgisel Bir Bağ.
SYMBIOSIS’in çıkış noktasında BMW’nin Neue Klasse kapsamında geliştirdiği BMW Symbiotic Drive yaklaşımı yer alıyor. İnsan niyeti ile akıllı teknolojinin koordineli bir sistem içinde çalışmasını temel alan bu anlayış; sürücünün hızlanma, frenleme ve yönlendirme hareketlerini akıllı sürüş destek sistemleriyle buluşturuyor.
A.A.Murakami bu teknolojik düşünceyi sanatın diline taşıyarak insan ile makine arasındaki ilişkiyi, mühendislik ile doğal kuvvetlerin kurduğu ortak yaşam fikri üzerinden yorumluyor. Eserin adını aldığı “SYMBIOSIS”, biyolojide iki farklı organizmanın birlikte yaşamasını tanımlayan “simbiyoz” kavramından alıyor. Eserde insan, teknoloji ve fiziksel dünyanın birbirine uyumlandığı daha geniş bir ilişkiye dönüşüyor.
Kontrol ve Tesadüf Arasında.
SYMBIOSIS’in şiirselliği, mühendislik hassasiyeti ile organik değişimin aynı kompozisyonda buluşmasında belirginleşiyor. Heykelsi ve mühendislik ürünü formlar; ışık, sis ve baloncuklar gibi geçici unsurlarla bir araya geliyor. Hava akımı, sıcaklık ve yerçekimi devreye girdikçe teknolojinin başlattığı süreç her seferinde farklı bir görsel karakter kazanıyor.
Enstalasyon ilk kez 15–21 Haziran 2026 tarihleri arasında Art Basel’in Basel kapsamında BMW Lounge’da, BMW M760e xDrive etrafında kurgulanan sürükleyici bir deneyim olarak sergilendi. A.A.Murakami’nin geçici fiziksel unsurları BMW’nin mühendislik yaklaşımıyla aynı alanda buluşturan eser, dünya prömiyerinin ardından yolculuğuna İstanbul’da devam ediyor.
SYMBIOSIS, 23 Eylül Ön İzleme ve 24–27 Eylül Genel Ziyaret tarihleri arasında Contemporary Istanbul’da Yeni BMW 7 Serisi ile birlikte sergilenecek. Sanat, teknoloji ve doğa arasında kurulan diyalog İstanbul’un çağdaş sanat sahnesine taşınacak.