Web sitesine şu anda tam olarak erişilemiyor.

Çerezleri kullanmamız için izninizi yönetme aracımız geçici olarak çevrimdışı. Bu nedenle, çerez kullanımına izin vermenizi gerektiren bazı işlevler eksik olabilir.

Venedik Bienali 61. Uluslararası Sanat Sergisi Türkiye Pavyonu | BMW Joy Blog

Venedik Bienali.

Nilbar Güreş’ten “Gözlerinizden Öperim”.

Venedik, her iki yılda bir o eşsiz kentsel dokusuyla dünyanın en köklü çağdaş sanat buluşmasına ev sahipliği yapıyor. 1895'ten bu yana kesintisiz süregelen Venedik Bienali, yalnızca bir sergi değil; dönemin ruhunu, sanatın sınırlarını ve kültürlerin birbirine dokunma biçimini mercek altına alıyor. Bieanalde, pavyonlar arasında dolaşmak ise bir ülkenin dünyaya nasıl baktığını anlamak için alan tanıyor. İşte Venedik Bienali’nin en güçlü duraklarından biri olan Arsenale’de bu yıl Türkiye Pavyonu, Nilbar Güreş’in Gözlerinizden Öperim (A Kiss on the Eyes) başlıklı sergisiyle izleyiciyi karşılıyor.

02.06.2026

Borusan Otomotiv’in sponsoru olduğu Venedik Bienali’nde her edisyon, yeni bir tema etrafında şekilleniyor ve dünyanın dört bir yanından gelen sanatçılar bu temayı kendi dilleriyle, kendi coğrafyalarının ağırlığıyla yorumluyor. Bir pavyonda sessiz bir video enstalasyonuyla baş başa kalırken bir sonrakinde ölçeğiyle nefes kesen bir heykel yapıtıyla karşılaşmak mümkün. Bienal, sanatı tüketmek yerine onunla gerçek anlamda zaman geçirmeyi, sorgulamayı ve yeni bir bakış açısı edinmeyi mümkün kılıyor. İki yılda bir yaşanan bu buluşma; tam da bu seyrekliği sayesinde hem sanat dünyası hem de meraklı ziyaretçiler için vazgeçilmez bir referans noktasına dönüşüyor.

İKSV koordinasyonunda hayata geçirilen Türkiye Pavyonu’nda bu yıl Nilbar Güreş’in Gözlerinizden Öperim (A Kiss on the Eyes) başlıklı sergisini ağırlamasından yola çıkarak bienali, sanatçıyı ve sergiyi BMW Joy Blog’da mercek altına aldık.

Venedik Bienali 61. Uluslararası Sanat Sergisi Türkiye Pavyonu | BMW Joy Blog

Bienalin tarihinde yolculuk.

Venedik Bienali'nin hikayesi, 1893'te Venedik Belediye Meclisi'nin aldığı bir kararla başlar; amaç, kral ve kraliçenin gümüş yıl dönümünü kutlamak için ulusal bir sanat sergisi düzenlemektir. İlk sergi 30 Nisan 1895'te açılır ve 224.000 ziyaretçiyle büyük bir ilgi görür. Zamanın ilerlemesiyle bienal, dünyanın nabzını tutan bir platforma dönüşür. 1999'daysa tarihi inovasyon tersanesi Arsenale ilk kez sergi alanı olarak kullanıma açılır. O günden bugüne hiç durmayan bu buluşma, zamanla yalnızca görsel sanatları değil çok daha geniş bir evrenini kapsar hale gelir. 800.000'i aşan ziyaretçi sayısıyla en yüksek katılımını 2022 yılında kaydeden ve 130 yılı geride bırakan Venedik Bienali, bugün sanatın sınırlarını çizen değil, o sınırları sürekli yeniden tartışmaya açan bir platform olmayı sürdürüyor.

Venedik Bienali 61. Uluslararası Sanat Sergisi Türkiye Pavyonu | BMW Joy Blog

Venedik Bienali 61. uluslararası sanat sergisi.

Borusan Otomotiv'in sponsorluğunda ve İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) koordinasyonunda hayata geçen 61. Venedik Bienali Uluslararası Sanat Sergisi Türkiye Pavyonu, Arsenale'deki açılışıyla ziyaretçilerini karşılamaya başladı. 9 Mayıs ile 22 Kasım 2026 tarihleri arasında Arsenale'de kapılarını açık tutacak Türkiye Pavyonu’nda bu yıl Nilbar Güreş’in Gözlerinizden Öperim (A Kiss on the Eyes) başlıklı sergisi yer alıyor. Başak Doğa Temür'ün küratörlüğünü üstlendiği sergi; toplumsal cinsiyet, göç, aidiyet ve birlikte var olma üzerine katmanlı ve güçlü bir anlatı kuruyor.

Nilbar Güreş'in bu güçlü işinin Arsenale'nin duvarlarında yer bulması, aynı zamanda uzun soluklu bir kararlılığın ürününü temsil ediyor. Borusan Otomotiv İcra Kurulu Başkanı Hakan Tiftik'in açılışta da dile getirdiği gibi, Borusan Grubu'nun kültür ve sanata yaklaşımı ile BMW markasının sanatla kurduğu köklü bağ bu destekte buluşuyor. Türkiye'nin uluslararası sanat sahnesindeki sesini taşımak, bu iki dünyanın kesiştiği noktada anlam kazanıyor.

Venedik Bienali 61. Uluslararası Sanat Sergisi Türkiye Pavyonu | BMW Joy Blog

Nilbar Güreş ve “Gözlerinizden Öperim (A Kiss on the Eyes)”.

Venedik Bienali'nde bir ülkeyi temsil etmek, yalnızca sergi açmaktan çok daha fazlasını ifade ediyor. Her pavyon, o ülkenin o anki kültürel ve toplumsal nabzını dünyaya taşıyan bir manifestoya dönüşüyor. Seçilen ismin yalnızca güçlü bir özgün dili değil, evrensel bir yankı uyandırabilecek, sınırları aşan bir söylemi de olması gerekiyor. Nilbar Güreş tam da bu kesişim noktasında duruyor. Yıllardır fotoğraf, video ve enstalasyon aracılığıyla kimlik, beden, cinsiyet ve göç gibi temalarla hesaplaşan Güreş, hem yerel hem küresel ölçekte konuşan bir dile sahip. Sergi ise başlığını Türkçede eskiden çoğunlukla mektupların sonuna iliştirilen “gözlerinizden öperim” ifadesinden alıyor. Yakınlığı dayatmadan kuran, mesafeyi koruyarak temas eden bu söz, burada bir kapanış değil, izleyiciye yöneltilmiş bir davet olarak yeniden anlam kazanıyor. Bunun yanı sıra; Gözlerinizden Öperim, Venedik Bienali’nin bu yılki teması In Minor Keys (Minör Tonlarda) ile akraba bir duyarlılıkla, inceliği politik bir güç olarak ele alıyor. Şefkat ve özenle mümkün olan birlikte var olma hâllerine işaret ediyor; mütevazı jestler ve özenle oluşturulmuş formlar aracılığıyla yeni karşılaşma ihtimalleri açıyor. Heykel, yerleştirme, resim ile kâğıt ve kumaş üzerine üretilmiş karma teknik yapıtları bir araya getirerek sanatçının farklı dönemlerinden seçilen çalışmalarla bu sergi için üretilen yeni yapıtları buluşturan Venedik Bienali 61. Uluslararası Sanat Sergisi Türkiye Pavyonu’nu, 22 Kasım ‘a dek ziyaretçilerini bekliyor.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER YAZILAR: