Modern Mimarinin Başyapıtları | BMW Joy Blog

ÇARPICI, ZAMANSIZ VE İKONİK.

İlham veren mimari eserler.

ÇARPICI, ZAMANSIZ VE İKONİK.

ÇARPICI, ZAMANSIZ VE İKONİK.İlham veren mimari eserler.

27.12.2019

 



Bir seyahat sırasında büyüleyici bir mimari yapı ile karşılaşmak harika bir keşif hissi değil mi? Etkileyiciliğini kimi zaman alışılmadık tasarımları, kimi zaman da büyüklüklerinden alan mimari yapılar, çoğu zaman içinde bulundukları şehir ile ilgili ipuçlarına kapı aralarlar. Gelin, her biri başyapıt niteliğinde olan ve zamansız tasarımlarıyla ile öne çıkan ünlü modern mimari örneklerini birlikte inceleyelim.

Devamı
Modern Mimarinin Başyapıtları | BMW Joy Blog

Fotoğraf: bmw-welt.com

BMW Welt | Wolf Prix
Viyana doğumlu ünlü mimar Wolf Prix tarafından tasarlanan fütüristik bina BMW Welt, çatısındaki 800 kW’lık güneş enerjisi paneliyle gerçek anlamda bir tasarım harikası. 21.yüzyılı temsil eden yeni nesil binaların ilki diyebileceğimiz Welt’in inşası 2003 yazından 2007 yazına kadar sürdü ve 20 Ekim 2007 tarihinde güçlü, dinamik ve göz alıcı haliyle Münih’te açılarak BMW’nin merkezi haline geldi. BMW fabrikasının hemen yanında, Olympia Park içerisinde yer alan Welt, üretim tesisi haricinde sergi, müze ve etkinlik mekânı olarak da Bavyera’nın en çok ziyaret edilen turistlik mekanlarından biri. Mevcut otomobil ve motosiklet serilerinin yanında BMW Group’un diğer markalarından MINI ve Rolls-Royce showroomlarının da olduğu binada misafirler yeni BMW’leri deneyimleme fırsatı buluyor. Güncel ve klasik BMW otomobillerin bir arada olduğu Welt’te konsept otomobiller de sergileniyor.

Devamı
Modern Mimarinin Başyapıtları | BMW Joy Blog
Modern Mimarinin Başyapıtları | BMW Joy Blog
Modern Mimarinin Başyapıtları | BMW Joy Blog
Modern Mimarinin Başyapıtları | BMW Joy Blog

BMW Welt projesinin mimarı tüm mimarlara açık bir yarışma sonucunda seçildi. Dünya çapında 275 mimarın katıldığı yarışmada Profesör Wold D Prix’nin tasarımı seçildi. Prix öğrencilik yıllarında ünlü ‘dört silindirli’ BMW Tower binasının ve BMW Müzesi’nin mimarı Prof. Karl Schwanzer’in derslerine girmiş ve o derslerin birinde profesör bir haber almış. Öğrencilere dönüp “Bu yıl Noel’i erken kutlayacağım galiba: BMW Tower’ın mimarı olarak beni seçmişler!” demiş sevinçle. Tam olarak 30 yıl sonra, öğrencisi Prix de yine Viyana’da bir sunum yaparken büyük haberi alıyor: “Tebrikler, BMW Welt Yarışması’nı kazandınız!”

%60’ı yer altında bulunan 73.000 metrekarelik bu yapı, açık mimari konseptini temel alan bir tasarıma sahip. Gelen yeni otomobiller yer altındaki katlara yerleştirildikten sonra şeffaf asansörlerle BMW hayranlarının görebileceği ana nokta olan ‘Premiere’e getiriliyor. Bazen ‘Marina’ olarak da adlandırılan Premiere bölümü, binanın her yerinden görülebilen ve otomobillerin dönen platformlar üzerinde sergilendiği bir bölüm olarak herkesi kendine hayran bırakıyor. Şekil ve işlevi bir araya getiren Welt binası çift koni üzerinde, çatı ile örtülmüş ve ‘içinden geçilebilen heykel’ formuyla BMW tutkunları ve otomobil meraklıları için vazgeçilmez bir yer.

Devamı
Modern Mimarinin Başyapıtları | BMW Joy Blog

Fotoğraf: BMW PressClub, © BMW AG

BMW Central Building | Zaha Hadid
Sırada, dekonstrüktivist mimar olarak tanınan, 2004’te Pritzker Mimarlık Ödülü'nü alan ilk kadın mimar Zaha Hadid’in BMW için tasarladığı, Leipzig’deki BMW Central Building var. Açık ofis peyzajının radikal şekliyle karşımıza çıkan bina, işlevsel gereksinimlere estetik biçimde uyuyor. Tasarımda, BMW’nin marka olarak kalitesini yansıtmasını da hedefleyen Hadid, şeffaflık, ferahlık, aydınlık gibi özelliklerle de farklı bir çalışma ortamı sunuyor. Almanya’nın Leipzig şehrindeki yeni bina yapılmadan önce BMW araçları bağlantısız üç ayrı binada üretilirken BMW Central Building ile bu üç üretim binası birleşiyor. Üç farklı üretim biriminin merkezinde bulunan yapı hem gelen ziyaretçileri karşılıyor hem de 5500 çalışana hizmet ederek fabrikanın önemli bir parçası olarak görev yapıyor.

Devamı
Modern Mimarinin Başyapıtları | BMW Joy Blog
Modern Mimarinin Başyapıtları | BMW Joy Blog

BMW bu özel bina ile otomobil fabrikalarında yeni bir çalışma vizyonu da ortaya koymuş oluyor. Çalışanlar, binanın herhangi bir yerinden yoldan geçen araçları görebiliyorlar. Şirketin tasarım ofisi, yönetim ve idari personeli için ofisler ve toplantı odalarına ev sahipliği yapan merkez bina aynı zamanda her gün yüzlerce arabayı bir üretim kulübesinden diğerine taşıyan büyük bir konveyör barındırıyor. Hadid’in kendine özgü mimari dilinin BMW ile nasıl bir konseptte birleştiğini görmek isterseniz yolunuz Almanya’ya düştüğünde BMW Central Building’i ziyaret etmenizi öneririz.

Devamı
Modern Mimarinin Başyapıtları | BMW Joy Blog

Fotoğraf: mopop.org

MoPop | Frank Gehry
Şimdi size çok özel bir binadan bahsedeceğiz. MoPop, Vitra Design Museum, Dancing House, Louis Vuitton Foundation Museum gibi mimari eserlerinin hayranı olduğumuz Frank Gehry’nin 2000 yılında tasarladığı tasarım harikası bir müze.

Frank Gehry, Seattle’da Rock n Roll deneyimini çağrıştıran bir yapı oluşturmak istemiş ve bunun için satın aldığı birkaç gitarı parçalayıp bunları yapı taşları olarak kullanmış. 21.000’nin üzerinde alüminyum ve paslanmaz çelikle kaplanan cesur bina MoPop’un (Museum of Pop Culture) yapımında 280’in üzerinde çelik kaburga kullanılmış ve çatısı ince tahtalarla yapılmış. 140.000 metrekarelik parıltılı metal saclar ile tasarlanmış bina parçalanmış bir elektrogitarı andırırken yerel halk tarafından da ‘’Blob’’olarak adlandırılıyor. Günümüzde MoPop’ta müzikten video oyunlarına, spordan modaya kadar çok çeşitli sergiler dünyanın dört bir yanından insanlarla buluşuyor. Binanın dokularının ve renklerinin karışımı müziğin enerjisi ve akışkanlığını ifade ederek pop kültür hayranlarını kendine daha da yaklaştırıyor!

Devamı
Modern Mimarinin Başyapıtları | BMW Joy Blog

Fotoğraf: libeskind.com / Guenter Schneider

Juedisches Museum | Daniel Libeskind
Berlin’de 2001 yılında açılan, Daniel Libeskind imzalı yeni bir bina olan Juedisches Museum ya da diğer adıyla The Jewish Museum, Alman-Musevi tarihine ve kültürüne odaklanıyor. Müzenin asıl hikayesi 1970’lerin Batı Berlin’ine dayanıyor. Alman-Yahudi tarihine dair bir müze bulunmadığı için Berlin Yahudilerinin tarihine ve kültürüne ait bir müze yapılması planlanıyor. Böylece ‘’Berlin Müzesi’nin, Yahudi Departmanı ile genişletilmesi’’ konulu bir yarışma düzenleniyor ve Daniel Libeskind, “Between The Lines” tasarımıyla birinci oluyor. 1999 yılında yapımı tamamlanan Yahudi Müzesi, 2001 yılında ziyarete açılıyor.

Devamı
Modern Mimarinin Başyapıtları | BMW Joy Blog
Modern Mimarinin Başyapıtları | BMW Joy Blog
Modern Mimarinin Başyapıtları | BMW Joy Blog

Jewish Museum, formu itibariyle eski müze yapısından tamamen farklı olsa da bu yeni müzeye girebilmek için ziyaretçilerin öncelikle Berlin Müzesi’nin yeraltındaki koridorundan geçmeleri gerekiyor. Bunun yapılmasının sebebi ise yapının formunun Yahudilerin sembolünün soyutlanmış hali olarak düşünülmesi. Tamamen betonarme olan binanın bazı yerlerindeki çok ince ışıklar ve boş alanlar da yine Yahudilerin yaşadığı en karanlık dakikaların ziyaretçiler tarafından hissedilmesi için tasarlanmış. Kaybolma duygusunun pekiştiği zik zak yapı ise korkudan umuda birçok duyguyu hissetmenizi sağlıyor.

Lotus Temple | Fariborz Sahba

Şimdi biraz rotamızı değiştirelim ve Delhi’ye gidip Bahai inancına ait ve kentin gözde merkezlerinden biri olan, Delhi’nin kendine özgü tapınağı Lotus Temple’ı ziyaret edelim. Dünyadaki yedi Bahai tapınağının sonuncusu olan bu bina, İranlı mimar Fariborz Sahba tarafından Hindu geleneğine göre saflık, tazelik ve sadeliği sembolize eden lotus çiçeği formunda 2003 yılında Delhi’de açılıyor. Güneş panelleriyle kaplı olan tapınak, enerji ihtiyacının %20’sini bu şekilde karşılıyor. Tapınağın merkezini oluşturan yaprakların birbirine değmemesinin sebebi ise yazları sıcaklar çok yükseldiğinde bir tür doğal havalandırma görevi görmesinin istenmesi.

Tüm Bahai tapınakları gibi, yüzen bir lotus çiçeğini andıran bu bina da dokuz taraflı dairesel bir şekle, kubbelere ve dokuz kapıya sahip. Aynı zamanda tapınağın etrafı da yine dokuz göletle çevrili. Binaya ana şeklini kazandıransa, lotus çiçeğinin taç yapraklarını oluşturan 27 adet mermer yaprak. Tüm dini kökenli insanların kabul edildiği bu tapınak, insanlığın ve dinin birliğine adanmış, bilimsel, eğitimsel ve insanı yardım hizmetleri haline gelmiş.

Devamı
Modern Mimarinin Başyapıtları | BMW Joy Blog

Fotoğraf: Unsplash.com, Arvin Wiyono.

Sydney Opera House | Jørn Utzon
Sırada 1973’de Kraliçe II. Elizabeth tarafından açılan, Jørn Utzon imzalı, dışavurumcu mimari örneklerinden, 20.yüzyılın özgün ve ünlü binalarından biri olan Sydney Opera House var. Yılda 1.200’den fazla gösteri ve 1.2 milyondan fazla insanın katıldığı birçok performansın sergilendiği bina, 2007’de UNESCO Dünya Miras Listesi’ndeki yerini aldı. Yapımı üç aşamalı olan Sydney Opera House’un önce üst podyumu, ardından dış kabukları ve son olarak da iç tasarımı yapılıyor. Tek tek bakıldığında kimine göre köpek balığının yüzgecine benzeyen kimine göre yelkenliye benzeyen dış kabukların yapımı ise oldukça zorlu olmuş. Denizin ortasındaki özerk konumu, modern mimarisi ve büyüklüğüyle herkesi kendine hayran bırakan bina tiyatro salonları, opera salonları gibi bölümlerden oluşuyor ve yılın 363 günü dünyanın dört bir yanından gelen turistlere ev sahipliği yapıyor.

Lloyd’s Buildings | Richard Rogers
Pritzker ödüllü İngiliz mimar Richard Rogers’ın ikonik tasarım binası Lloyd Buildings, Londra’da bulunan Lloyd’s sigorta şirketinin merkezi olarak biliniyor. Binanın içindeki alanı en üst seviyede kullanmak amacıyla binalara yönelik iç kanallar ve asansörlerin dış tarafa yerleştirildiği radikal bina Inside-Out olarak da anılıyor. Bowelism olarak adlandırılan bir stil geliştiren Rogers’ın 1986’da inşa ettiği bina 88 metre uzunluğunda ve 14 katlı. İç tasarımı dışarıya, dış tasarımı içeriye uyarlanmış bu yenilikçi binanın bu şekilde tasarlanmasının tek amacı iç mekanı genişletmek değil, aynı zamanda binanın bakımının da kolay yapılmasına olanak sağlaması.

Üç ana kuleden ve paslanmaz çelikten oluşan Lloyd, cam tavanı sayesinde her yerden ışık alabiliyor ve böylece doğal yoldan aydınlanarak çalışma ortamlarının daha iyi olmasını sağlıyor. Binanın içindeki ilk dört kat bir galeri gibi tasarlanmış ve bu katlar arasındaki geçiş için yürüyen merdivenler de yapılmış. Seattle’daki yüksek teknoloji mimarisinin ürünü olan bina, Richard Rogers’ın Paris’te bulunan Centre Pompidou’sundan sonra yaptığı en büyük ikinci binası.

Devamı
Modern Mimarinin Başyapıtları | BMW Joy Blog

Fotoğraf: guggenheim-bilboa.eus

Guggenheim Bilbao Museum | Frank Gehry
İspanya’nın Bilboa kentinde bir nehrin kenarında yer alan Guggenheim Müzesi, Frank Gehry tarafından tasarlanan bir çağdaş sanat müzesi. Yeni şekiller ve malzemeler içeren benzersiz tasarımlarıyla tanınan Gehry tasarımı bina, 1997’de halka açılmış ve yüzlerce sergi, 10 milyondan fazla ziyaretçiyle Bilboa’nın ekonomisini de arttırmış. Dış kısmındaki metalik formu yukarıdan bakıldığında neredeyse bir çiçek gibi görünen bina, Bilboa limanının geçmiş endüstriyel yaşamını da hatırlatıyor.

Devamı
Modern Mimarinin Başyapıtları | BMW Joy Blog
Modern Mimarinin Başyapıtları | BMW Joy Blog

Modern mimarinin en önemli tasarımlarında biri sayılan bu müze, titanyum, cam ve kireçtaşı kullanılarak üretilen eğimli yüzeylerden oluşuyor. Bu yüzeylerin yarattığı estetik algı nehir boyunca, yani 32.500 metrekarelik bir alana yaylıyor. Müze açıldığı zaman New York Times dergisi “Gehry tarafından tamamlanmış en önemli bina” tanımını yapmış. Kübizmden modern sanata birçok eserin bulunduğu müze, sahip olduğu 19 sergi alanıyla ziyaretçilerini ağırlamaya devam ediyor.

*Kapak fotoğrafı: Unsplash.com / Stefan Pflaum
*BMW Welt dörtlü görsel alanındaki fotoğraflar: www.bmw-welt.com
*İkili BMW Central Building fotoğrafları: zaha-hadid.com
*Dörtlü MoPop fotoğraflar: Unsplash.com
*Üçlü Juedisches Museum fotoğrafları: libeskind.com / Hufton+Crow
*İkili Guggenheim Bilboa Museum fotoğrafları: Unsplash.com

Devamı

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER YAZILAR:

Bill Viola Borusan Contemporary’de | BMW Joy Blog

BILL VIOLA BORUSAN CONTEMPORARY’DE.

BMW Isetta. Bir Kahramanın Hikayesi. | BMW Joy Blog

BMW ISETTA’NIN HİKAYESİ